İzmir ve Urla Lezzet Turu Konak - İzmir test
1.Day

Kemeraltı’nda Lezzet Turu, akşam rakı-balık ve eğlence

Sabah İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda buluştuktan sonra önce otelimize uğruyor ve eşyalarımız bırakıyoruz sonra Konak’a yürüyerek tarih ve Lezzet turumuza başlıyoruz. Çok özel tatlar sunan Hacı Şerif’te içeceğimiz çayların eşliğinde turun akışı hakkında bilgi sahibi oluyoruz.

İzmir’in sembolü Saat Kulesi’nin de bulunduğu Konak Meydanı‘ndan turumuza başlıyoruz. Tarihi Vilayet Konağı, Saat Kulesi, Ayşe Hatun Camisi ve eskiden bu meydanın en görkemli yapısı olan Sarı Kışla konusunda rehberimizin anlattıklarını dinliyoruz. Artık Kemeraltı’nın arka sokaklarında kaybolma ve eşsiz lezzetlerini tatma zamanı. Satıcılarla alıcıların sıcak bir ilişki içinde alış veriş yaptığı Kemeraltı Çarşısı’nda, yapılan şey ticaretten öte adeta bir terapi gibidir. Düğün ve sünnetler için topluca gidilip alış veriş yapılan, ama mutlaka bunun lezzetli bir yemekle taçlandırıldığı bir yerdir. Camileri ayrı güzeldir, hanları ayrı. Yahudi cemaatinin aktif ibadet edilen havraları da buradadır. Velhasıl ayrı bir dünyadır Kemeraltı.

Bir yandan özel yiyeceklerin tadına bakarken, diğer yandan da onun neden meşhur olduğunu, nasıl yapıldıklarını öğreniyor, gizemlerini keşfediyoruz.İlk durağımız bir “ezmeci”… Saf tatların nasıl imal edildiklerini öğreniyoruz. Birkaç adım sonra, “serpme börek” yapımını izlerken, otlu-peynirli, kıymalı tül gibi ince açılmış böreklerin pişmesini sabırsızca bekliyoruz. Diğer lezzet durakları da bizi bekliyor… “Söğüş” İzmir’e has bir yiyecek. Adı büyük olan değil, tadı büyük olan Değer Söğüşcüsü bizim tadım yapacağımız yer.

Beyler sokağındaki keşfimiz bizi Salepçioğlu Camisi’ne götürüyor. Barok tarzında yüzyılın başında yapılmış bu cami kalem işleri ile ünlü. Yola devam. İzmir’in ilk Fotoğrafçısı Hamza Rüstem’in aynı adlı pasajdaki fotoğrafçı dükkanını ziyaret ediyor ve tarihini öğreniyoruz. Kendilerinden üst kattaki müze-odalarını açmalarını rica edip, yüzlerce fotoğraf makinası ve malzemeyi görme olanağını buluyoruz.

Biraz susadık galiba… Başdurak’ta köşebaşında gerçek meyvelerden sıkılmış meşhur “karadut şerbeti”nin tadına varıp, Kestane Pazarı’na devam ediyoruz. Önünden geçerken insanların ağzı sulanan meşhur Kemeraltı Turşucusu Tahsin’in önünde durmadan yürümek imkansız. Her türlü meyve ve sebzeden oluşan turşular önümüzde adeta bir tablo gibi duruyor. Fotoğrafçılar iş başına!

Kardeşler Köftecisi etin kalitesinden ödün vermeden sunuyor leziz köftelerini. Tabii ki tadına bakacağız. Birkaç adım ötede Numan Pide sipariş verdiğimiz otlu-peynirli ve kavurmalı kapalı pidelerimizi odun ateşinde pişirmeye başladı bile. Tadına doyamadınız değil mi ? Ama daha başka lezzetler var sırada.

Abacıoğlu Han bir sonraki durağımız. Burada size bir süprizimiz olacak. 250 yıllık bu handa nefis “boşnak mantısı”nı tadacağız. Tarihi ve pırıl pırıl bu mekanın üst katını da gezerek tarihi hissediyoruz.

Artık cıvıl cıvıl kaynayan Hisarönü’ne doğru yola çıkma zamanı. Ama her türlü yiyeceğin en tazesinin satıldığı tarihi Havra Sokağı’da uğramadan olmaz. Fotoğrafçılar için adeta bir cennet.

Yavaş yavaş yönümüzü Hisarönü’ne çeviriyoruz. Hisarönü yaklaşık 2.400 yıl önce İzmir’in limanının, dolayısı ile merkezinin olduğu yer. Günümüzden 250 yıl öncesine kadar da bu konumunu korumuş. Anadolu’dan gelen malların depolandığı ve gemilere yüklendiği Kızlarağası Hanı, bitişiğindeki Hisar Camisi gezip göreceğimiz son iki nokta. Ama Bizim Lokanta’nın kurufasulye ve pilavını tatmadan, önünde kuyruk eksik olmayan Hisarönü Şambalicisi’ne uğramadan turumuzu bitirmiyoruz.

Tarihi Hanlar, Salepçioğlu ve Hisar Camileri’nin güzelliklerini de görme olanağı bulacağımız turumuz, Kızlarağası Hanı’nın üst katında tamamlanacak. Bu turda gözünüz de, gönlünüz de, karnınız da doyacak.

Dinlenmek ve akşam için enerji toplamak için otelimize yerleşiyoruz. Akşam Kordon’da bize katılmak isteyenlerle rakı, balık ve enfes Ege mezeleri eşliğince eğlence var (akşam yemeği opsiyoneldir).

Konaklama: Otel Marla

2.Day

Urla’da Şarap, Zeytin ve Sağlık

Aracımızla Urla iskele’ye gidiyoruz. Tahaffuzhane hakkında bilgi alıp ve Klazomenai Zeytinyağı işliği gezdikten sonra, 2600 yıl önce kullanılan Kiklat teknelerinin fonksiyonel replikalarının yapıldığı atölyeyi geziyoruz.

Aracımızla Urla merkeze çıkıyoruz. Sanat sokağı ve Malgaca Pazarı ve yemek için serbest zaman. Burada Ege yemeklerini tadına bakma şansımız var. Zeytinyağı ve ot ağırlıklı, hem lezzetli, hem sağlıklı. Beğendik Abi ve Şafak Lokantası, Önder Balık Pişiricisi’nde balık çorbası veya Malgaca Pazarı’nda Katmer yiyebilirsiniz.

Urla’dan yarım saat uzaklıkta, Uzunkuyu’daki Köstem Zeytinyağı Müzesi‘ni geziyor ve zeytin, zeytinyağı hakkında bilgi alıyoruz. İzmirli ünlü ortopedist Doç.Dr. Levent Köstem burada dünyanın en büyük Zeytinyağı Müzesini yaratmış.

Tarihte Urla’nın şarapları çok meşhur. Burada bir şarap imalathanesini gezip, şarap tadımı yapıyoruz. Artık dönüş zamanı. Yediklerimiz ve gördüklerimizi hatıralarımız arasına katarak İstanbul’a dönmek üzere Adnan Menderes Havaalanı’na doğru yola çıkıyoruz.


Keyifli bir hafta sonu etkinliği olarak tasarlanan bu tur hem gözlere hem de midelere hitap ediyor. İlk günümüzde bir yandan İzmir’in tarihi mekanlarını gezerken, diğer yandan da köklü tatlarıyla tanışma fırsatı bulacağız. İkinci günümüzde ise Urla’dayız. Gezintimiz sırasında zeytin ve şarap imalathanelerini gezdiğimiz gibi, kendimize ait serbest vaktimiz de olacak.

Call Center